future-we-want.pdf

Type: Document | Status: ready

temel hizmetlere, konut ve ulaşıma erişebilir olmasınısağlayacak şekilde kentte ve kırda yaşayanların yaşam ve çalışma koşulları dâhil, insan yerleşimlerinin kalitesinin geliştirilmesine yönelik çalışma kararlılığındayız. Aynı zamanda, uygun olduğu hallerde, insan yerleşimlerinin doğal ve kültürel mirasının korunmasının, tarihi mahallelerin yeniden canlandırılmasının ve şehir merkezlerinin iyileştirilmesinin gerektiğini düşünüyoruz. 135.Yerel yönetimleri destekleyecek, kamu bilincini yükseltecek ve karar almada yoksul kesim dâhil olmak üzere kent sakinlerinin katılımlarını artıracak şekilde, sürdürülebilir şehirler ve kentsel yerleş imleri planlama ve inşa etmeye yönelik bütünleşik bir yaklaşımı teşvik ediyoruz. Kapsayıcı konut ve sosyal hizmetleri; özellikle başta çocuklar, kadınlar, yaşlılar ve engelliler olmak üzere herkes için güvenli ve sağlıklı bir yaşam alanını; karşılanabilir ve sürdürülebilir ulaşımı ve enerjiyi; güvenli ve yeşil kentsel alanların yaygınlaştırılması, korunması ve ıslahını; güvenilir ve temiz içme suyu ve sanitasyonu; sağlıklı hava kalitesini; insana yaraşır işlerin yaratılmasını, kent planlamasının iyileştirilmesi ve gecekondu bölgelerinin iyileş tirilmesini destekleyecek sürdürülebilir kalkınma politikalarını teşvik ediyoruz. Bizler aynı zamanda atık azaltma, yeniden kullanım ve geri dönüşüm yaklaşımıylasürdürülebilir atık yönetimini de destekliyoruz. Kent planlamasında afet riskinin azaltılması, dayanıklılık ve iklimsel risklerinin göz önüne alınması gerektiğini vurguluyoruz. Kentlerin gelişmesinin kırsal alanların kalkınmasını dengeleyecek şekilde olması gerektiğini düşünüyoruz. 136. Gelecek yıllarda kent nüfusunun artışında beklenen yükselişe etkili bir şekilde cevap verilebilmesini sağlamak üzere, sürdürülebilir kentsel planlama ve tasarım politikalarını uygulamaya geçirecek metropoliten bölgelerin, kent ve kasabaların sayısın ın artırılması gerektiğini vurguluyoruz. Sürdürülebilir kent planlamasının nüfus eğilimleri, gelir dağılımı ve gayri nizami yerleşmelere dair cinsiyet ayrıntılarını da içerecek bilginin eksiksiz bir şekilde kullanılmasının yanı sıra çeşitli paydaşların katılımından da yararlanılması gerektiğini belirtiyoruz. Belediyelerin, kent planlarının ilk aşamasından başlayarak bina yönetiminde enerji verimliliği programlarının oluşturulmasını ve yerel koşullara uygun living and working conditions of both urban and rural dwellers in the context of poverty eradication so that all people have access to basic services, housing and mobility. We also recognize the need for conservation, as appropriate, of the natural and cultural heritage of human settlements, the revitalization of historic districts and the rehabilitation of city centres. 135. We commit to promote an integrated approach to planning and building sustainable cities and urban settlements, including through supporting local authorities, increasing public awareness and enhancing participation of urban residents, including the poor, in decision-making. We also commit to promote sustainable development policies that support inclusive housing and social services; a safe and healthy living environment for all, particularly children, youth, women and the elderly and disabled; affordable and sustainable transport and energy; promotion, protection and restoration of safe and green urban spaces; safe and clean drinking water and sanitation; healthy air quality; generation of decent jobs; and improved urban planning and slum upgrading. We further support sustainable management of waste through the application of the 3Rs (reduce, reuse and recycle). We underline the importance of considering disaster risk reduction, resilience and climate risks in urban planning. We recognize the efforts of cities to balance development with rural regions. 136. We emphasize the importance of increasing the number of metropolitan regions, cities and towns that are implementing policies for sustainable urban planning and design in order to respond effectively to the expected growth of urban populations in the coming decades. We note that sustainable urban planning benefits from the involvement of multiple stakeholders as well as from full use of information and sex-disaggregated data, including on demographic trends, income distribution and informal settlements. We recognize the important role of municipal governments in setting a vision for sustainable cities, from the initiation of city planning through to revitalization of older cities and • • • • • • • • • 41 sürdürülebilir ulaşım sistemlerinin geliştirilimesini de içerecek şekilde eski kentsel alanların ve mahallelerin canlandırılmasına kadar sürdürülebilir bir kent vizyonu oluşturmadaki önemli rolünü vurgulamak istiyoruz. Aynı zamanda yaya ve bisiklet altyapılarının geliştirilmesi gibi, motorsuz ulaştırma sistemlerinin ve çoklu kullanım planlamasının önemli olduğunu düşünüyoruz. 137. Kentler ve topluluklar arasındaki ortaklığın sürdürülebilir kalkınmanın yaygınlaşmasında önemli bir rol oynadığını kabul ediyoruz. Bu bağlamda, sürdürülebilir kentsel gelişme hedefine uygun olarak tüm ilgili Birleşmiş Milletler birimlerinin etkin katılımı ile Habitat Gündeminin koordineli bir şekilde uygulanmasını geliştirmek adına mevcut işbirliği mekanizmaları ve platformlar ile diğer ortaklıkların güçlendirilmesi gerekmektedir. Habitat Gündeminin küresel olarak zamanında, etkin ve somut bir şekilde uygulanmasını sağlamak adına, Birleşmiş Milletler Habitat ve İnsan Yerleşimleri Vakfına yeterli ve öngörülebilir mali katkıların devam etmesi ihtiyacının olduğunu belirtiyoruz. Sağlık ve nüfus 138. Sağlığın sürdürülebilir kalkınmanın üç boyutu için de birer ön koşul, sonuç ve göstergesi olduğunu düşünüyoruz. Sürdürülebilir kalkınma hedeflerine yalnızca bulaşıcı olan ve bulaşıcı olmayan hastalıkların yaygınlaşmasının ortadan kalktığı ve toplumların fiziksel, ruhsal ve sosyal refah konumuna ulaştıkları ortamda ulaşılabileceğini biliyoruz. Sağlığın sosyal ve çevresel belirleyicileri hususunda yapılacak faaliyetlerin gerek toplumun yoksul ve kırılgan kesimlerinde gerekse tüm toplum açısından kapsayıcı, hakkaniyetli, ekonomik açıdan üretken ve sağlıklı toplumlar oluş turmak adına önemli olduğunun bilincindeyiz. Ulaşılabilir en yüksek fiziksel ve ruhsal sağlık koşullarından tam olarak yararlanma hakkına ulaşılması çağrısında bulunuyoruz. 139. Evrensel sağlık güvencesi kapsamının, sosyal bütünleşme ve sürdürülebilir insani ve ekonomik kalkınmanın geliştirilmesi açısından önemini kabul ediyoruz. Hakkaniyetli evrensel güvence sağlanması için sağlık sistemlerinin güçlendirilmesine kararlıyız. Dünya nüfusunun neighbourhoods, including by adopting energy efficiency programmes in building management and developing sustainable, locally appropriate transport systems. We further recognize the importance of mixed-use planning and of encouraging non-motorized mobility, including by promoting pedestrian and cycling infrastructures. 137. We recognize that partnerships among cities and communities play an important role in promoting sustainable development. In this regard, we stress the need to strengthen existing cooperation mechanisms and platforms, partnership arrangements and other implementation tools to advance the coordinated implementation of the Habitat Agenda with the active involvement of all relevant United Nations entities and with the overall aim of achieving sustainable urban development. We further recognize the continuing need for adequate and predictable financial contributions to the United Nations Habitat and Human Settlements Foundation so as to ensure timely, effective and concrete global implementation of the Habitat Agenda. Health and population 138. We recognize that health is a precondition for and an outcome and indicator of all three dimensions of sustainable development. We understand the goals of sustainable development can only be achieved in the absence of a high prevalence of debilitating communicable and non-communicable diseases, and where populations can reach a state of physical, mental and social well-being. We are convinced that action on the social and environmental determinants of health, both for the poor and the vulnerable and for the entire population, is important to create inclusive, equitable, economically productive and healthy societies. We call for the full realization of the right to the enjoyment of the highest attainable standard of physical and mental health. 139. We also recognize the importance of universal health coverage to enhancing health, social cohesion and sustainable human and economic development. We pledge to strengthen health systems towards the provision of equitable universal coverage. We The Future We Want • İstediğimiz Gelecek • 42 sağlık ihtiyaçlarına acil olarak çözüm bulabilmek için tüm ilgili paydaşlara eşgüdümlü ve çok sektörlü faaliyetlerde yer alma çağrısında bulunuyoruz. 140. HIV ve AIDS, sıtma, tüberküloz, grip, çocuk felci ve diğer bulaşıcı hastalıkların halen ciddi küresel sorunlar olduğunu vurguluyor ve sıtma, tüberküloz ve ihmal edilen tropikal hastalıklara karşı mücadeleyi güçlendirmenin yanı sıra HIV önleme, tedavi, bakım ve destek hizmetlerine evrensel erişebilirliğin sağlanması ve anneden çocuğa HIV geçmesinin ortadan kaldırılması çabalarını artırmayı görev biliyoruz. 141. Bulaşıcı olmayan hastalıkların küresel düzeyde oluşturdukları yük ve tehdidin yirmi birinci yüzyılda sürdürülebilir kalkınma için en önemli sorunlardan biri olduğunu biliyoruz. Başta kanser, kardiyovasküler hastalıklar, kronik solunum rahatsızlıkları ve diyabet olmak üzere bulaşıcı olmayan hastalıklara ilişkin önleme, tedavi, bakım ve destek hizmetlerini karşılanabilir bir şekilde erişimi sağlamaya ve hakkaniyetli, evrensel güvence sağlanması için sağlık sistemlerini güçlendirmeye kararlıyız. Aynı zamanda bulaşıcı olmayan hastalıkların önlenmesi ve kontrolü için çok sektörlü ulusal politikalar oluşturmayı ya da güçlendirmeyi vaat ediyoruz. Bunların yanı sıra hava, su ve kimyasal kirliliği azaltmanın sağlık üzerinde olumlu etki yaratacağını da kabul ediyoruz. 142. Ticarete İlişkin Fikri Mülkiyet Haklarında (TRIPS) yer alan hükümler, TRIPS Anlaşmas ı ve Kamu Sağlığı üzerinde Doha Deklarasyonu, TRIPS Anlaşması ve Kamu Sağlığı üzerine Doha Deklarasyonunun 6. Paragrafının uygulanmasına ilişkin 30 Ağustos 2003 tarihli DTÖ Genel Konsey kararı ve resmi kabul prosedürleri tamamlandığı zaman, halk sağlığının korunması adına esneklik sağlayan ve özellikle herkesin ilaca erişimini teşvik eden ve bu bağlamda gelişmekte olan ülkelerde yardım hükmünü teşvik eden Anlaşmanın 31. maddesi üzerinde yapılan değişikliğin tamamıyla kullanım hakkını yeniden teyit ediyoruz. 143. Sağlık finansmanın artırılması, sağlık işgücünün işe alımları, gelişimleri, eğitimleri ve muhafazası; güvenilir, karşılanabilir, etkili ve kaliteli ilaç, aşılar, tıbbi teknolojiler ve sağlık call for the involvement of all relevant actors for coordinated multi-sectoral action to address urgently the health needs of the world’s population. 140. We emphasize that HIV and AIDS, malaria, tuberculosis, influenza, polio and other communicable diseases remain serious global concerns, and we commit to redouble efforts to achieve universal access to HIV prevention, treatment, care and support, and to eliminate mother-to-child transmission of HIV, as well as to renewing and strengthening the fight against malaria, tuberculosis and neglected tropical diseases. 141. We acknowledge that the global burden and threat of non-communicable diseases constitutes one of the major challenges for sustainable development in the twenty-first century. We commit to strengthen health systems towards the provision of equitable, universal coverage and promote affordable access to prevention, treatment, care and support related to non-communicable diseases, especially cancer, cardiovascular diseases, chronic respiratory diseases and diabetes. We also commit to establish or strengthen multi-sectoral national policies for the prevention and control of non- communicable diseases. We recognize that reducing, inter alia, air, water and chemical pollution leads to positive effects on health. 142. We reaffirm the right to use, to the full, the provisions contained in the agreement on Trade-Related Aspects of Intellectual Property Rights (TRIPS), the Doha Declaration on the TRIPS Agreement and Public Health, the decision of the WTO General Council of 30 August 2003 on the implementation of paragraph 6 of the Doha Declaration on the TRIPS Agreement and Public Health, and, when formal acceptance procedures are completed, the amendment to article 31 of the Agreement, which provides flexibilities for the protection of public health, and, in particular, to promote access to medicines for all, and encourage the provision of assistance to developing countries in this regard. 143. We call for further collaboration and cooperation at the national and international levels to strengthen health systems through increased health financing, recruitment, • • • • • • • • • 43 altyapısını geliştirilmesi aracılığıyla sağlık sistemlerinin güçlendirilmesi için ulusal ve uluslararası düzeyde ortaklık ve işbirliğinin artırılması çağrısında bulunuyoruz. Uluslararası sağlık çalışması alanında yönlendirici ve eşgüdümü sağlayıcı bir kurum olarak Dünya Sağlık Örgütü’nün liderlik rolünü destekliyoruz. 144. Ulusal, kırsal ve kentsel kalkınma strateji ve politikalarımızda nüfus eğilim ve öngörülerini sistematik olarak değerlendirmeyi amaçlıyoruz. Uzun vadeli bakışa sahip planlama, göç dâhil olmak üzere demografik değişimlerle bağlantılı zorlukların tespit edilmesi ve fırsatların yakalanmasına olanak verecektir. 145. Üreme sağlığı ve cinsel sağlığk ve bu bağlamda tüm insan haklarının teşvik edilmesi ve korunmasını kapsayan taahhütlere yönelik, Pekin Eylem Platformu’nun ve Nüfus ve Kalkınma üzerine Uluslararası Konferansın Eylem Programı ve bu konferansın çıktılarını takip eden değerlendirme konferanslarının sonuçlarının tam ve etkin uygulanması için çağrıda bulunuyoruz. Aile planlaması ve cinsel sağlık hizmetleri olmak üzere üreme sağlığı hizmetlerine evrensel erişebilirliği sağlamanın ve ulusal strateji ve programlara üreme sağlı ğının dâhil edilmesinin ihtiyacının altını çiziyoruz. 146. Anne ve çocuk ölümlerini azaltmaya ve kadınların, çocukların ve gençlerin sağlığını geliştirmeye kararlıyız. Toplumsal cinsiyet eşitliği ile kadınların, erkeklerin ve gençlerin baskı, ayrımcılık ve şiddetten uzak bir şekilde, üreme sağlığına erişim dâhil olmak üzere, kendi cinsiyetlerine ilişkin hususlarda söz sahibi olmasına ve haklarının korunmasına dair verilmiş taahhütlerimizi yineliyoruz. Kadın sağlığı ve toplumsal cinsiyet eşitliğine katkısı açısından, güvenilir, etkili, karşılanabilir ve kabul edilebilir modern aile planlaması yöntemlerine evrensel düzeyde erişebilirliğe yönelik çalışmalar dâhil olmak üzere, kadınların üreme ve cinsel sağlık ihtiyaçlarını ve gerekli bilgileri karşılayan sağlık sistemleri konusunda etkin bir şekilde çalışacağız. development and training and retention of the health workforce, through improved distribution and access to safe, affordable, effective and quality medicines, vaccines and medical technologies, and through improving health infrastructure. We support the leadership role of the World Health Organization as the directing and coordinating authority on international health work. 144. We commit to systematically consider population trends and projections in our national, rural and urban development strategies and policies. Through forwardlooking planning, we can seize the opportunities and address the challenges associated with demographic change, including migration. 145. We call for the full and effective implementation of the Beijing Platform for Action and the Programme of Action of the International Conference on Population and Development, and the outcomes of their review conferences, including the commitments leading to sexual and reproductive health and the promotion and protection of all human rights in this context. We emphasize the need for the provision of universal access to reproductive health, including family planning and sexual health, and the integration of reproductive health in national strategies and programmes. 146. We commit to reduce maternal and child mortality and to improve the health of women, youth and children. We reaffirm our commitment to gender equality and to protect the rights of women, men and youth to have control over and decide freely and responsibly on matters related to their sexuality, including access to sexual and reproductive health, free from coercion, discrimination and violence. We will work actively to ensure that health systems provide the necessary information and health services addressing the sexual and reproductive health of women, including working towards universal access to safe, effective, affordable and acceptable modern methods of family planning, as this is essential for women’s health and advancing gender equality. The Future We Want • İstediğimiz Gelecek • 44 Herkes için tam ve verimli istihdam, insana yaraşır işler ve sosyal korumanın geliştirilmesi 147. Yoksulluğun ortadan kaldırılması, tam ve üretken istihdam, herkese insana yaraşır iş, toplumsal bütünleşme ve sosyal korumanın birbirleri arasında ilişkili ve karşılıklı olarak birbirlerini güçlendirici olduğunu biliyoruz ve her düzeyde bunlarla alakalı elverişli ortamların oluşturulmasına gerek duyulduğunu düşünüyoruz. 148. Özellikle genç kadın ve erkekler için istihdam piyasası koşulları ve mevcut insana yaraşır iş fırsatları açığının yaygınlığından endişeliyiz. İlerleyen yıllarda sürdürülebilir ve kapsayıcı kalkınmanın sağlanması ve yoksulluğun azaltılması açısından insana yaraşır iş imkânlarının yaratılması gerekeceğinden, tüm hükümetlere, genç insanlara her yerde insana yaraşır ve üretken iş fırsatı tanıyan strateji ve politikaların geliştirilmesi ve hayata geçirilmesi yoluyla genç istihdamının küresel düzeyde ele alınması konusunda tüm hükümetlere çağrı yapıyoruz. 149. Sürdürülebilir kalkınma ile sürdürülebilir, kapsayıcı ve hakkaniyetli ekonomik büyüme için güçlü, etkili ve etkin ekonomik ve sosyal altyapıya yatırım yapılmasının ve geliştirilmesinin ve üretken kapasitelerin oluşturulması yoluyla istihdam imkânlarının yaratılmasını n önemini vurguluyoruz. Ülkelere, sürdürülebilir kalkınma için altyapı yatırımlarını artırma çağrısında bulunuyor ve özellikle bu bağlamda en az gelişmiş ülkeler olmak üzere gelişmekte olan ülkelerdeki çabalara yardımcı olmak ve bu çabaları desteklemek adına Birleşmiş Milletler fonları, programları ve kuruluşlarını desteklemeyi kabul ediyoruz. 150. Sürdürülebilir kalkınmayı teşvik eden ve sürdürülebilir, kapsayıcı ve hakkaniyetli ekonomik büyümeye götüren, üretken istihdam fırsatlarını artıran ve tarımsal ve endüstriyel kalkınmayı teşvik eden, uzun vadeli makroekonomik politikalar benimseyerek istihdam imkânı yaratmanın öneminin farkında olduğumuzu belirtiyoruz. 151. Özellikle yoksulluk içinde yaşayan kad ınlar ve erkeklere yönelik istihdam ve gelir fırsatlarını artırma ihtiyacının önemini vurguluyor ve bu bağlamda, gerek kırsal gerekse kentsel alanlardaki yoksullar ile küçük ve orta ölçekli işletmelerin desteklenmesi dâhil olmak üzere yeni iş olanaklarını temin etmek adına yürütülen ulusal çabaları destekliyoruz. Promoting full and productive employment, decent work for all and social protection 147. We recognize that poverty eradication, full and productive employment and decent work for all, and social integration and protection are interrelated and mutually reinforcing, and that enabling environments to promote these need to be created at all levels. 148. We are concerned about labour market conditions and widespread deficits of available decent work opportunities, especially for young women and men. We urge all governments to address the global challenge of youth employment by developing and implementing strategies and policies that provide young people everywhere access to decent and productive work, as over the coming decades decent jobs will need to be created to be able to ensure sustainable and inclusive development and reduce poverty. 149. We recognize the importance of job creation by investing in and developing sound, effective and efficient economic and social infrastructure and productive capacities for sustainable development and sustained, inclusive and equitable economic growth. We call on countries to enhance infrastructure investment for sustainable development and we agree to support United Nations funds, programmes and agencies to help assist and promote the efforts of developing countries, particularly the least developed countries, in this regard. 150. We recognize the importance of job creation by adopting forward-looking macroeconomic policies that promote sustainable development and lead to sustained, inclusive and equitable economic growth, increase productive employment opportunities and promote agricultural and industrial development. 151. We emphasize the need to enhance employment and income opportunities for all, especially for women and men living in poverty and, in this regard, we support national efforts to provide new job opportunities to the poor in both rural and urban areas, including support to small and medium-sized enterprises. • • • • • • • • • 45 152. Çalışanların iş sağlığı ve güvenliğiile insana yaraşır iş imkânları dâhil olmak üzere eğitim, beceri, sağlık hizmetleri, sosyal güvenlik, temel çalışma hakları, sosyal ve yasal koruma sistemlerine erişebilir olmaları gerektiğini kabul ediyoruz. Hükümetler, ticaret birlikleri, çalışanlar ve işverenlerin hepsinin, herkes için insana yaraşır iş fırsatlarının oluşturulması hususunda rolleri vardır ve hepsi gençlere yeni ve gelişen sektörlerde ihtiyaç duyulan becerileri geliştirmeleri ve istihdam fırsatlarına erişim elde etmeleri adına yardım etmelidirler. Kadınlar ve erkekler, iş becerilerini geliştirme olanaklarına erişme ve çalışanlar ın korunması konularında eşit fırsatlara sahip olmalıdırlar. Çalışanların değişen istihdam piyasa koşullarına uyum sağlamalarına yardımcı olan programlar dâhil olmak üzere, adil bir dönüşümün önemine inanıyoruz. 153. Çoğunlukla kadınların yürüttüğü gayri resmi ücretsiz işçiliğin insan refahı ve sürdürülebilir kalkınmaya önemli katkılar yaptığını biliyoruz. Bu bağlamda, güvenilir ve insana yaraşır çalışma şartları ile sosyal koruma ve eğitime erişebilirliklerinin artırılmasına yönelik çalışmakta kararlıyız. 154. Herkes için insana yaraşır iş fırsatlarının ve istihdam yaratmanın; kamu ve özel sektör tarafından bilimsel ve teknolojik yenilikçiliğe yapılacak yatırımlar, doğal kaynak ve ekosistemlerin ıslahı, iyileştirilmesi ve korunması için kamu hizmetleri ile sosyal hizmetler yoluyla sağlanabileceğinin farkındayız. Doğal kaynakların ve ekosistemlerin ıslahı ve yönetiminde yoksul insanlar için iş imkânları yaratma adına hükümetlerin teşebbüslerinden cesaretleniyoruz ve özel sektörü, küçük ve orta ölçekli girişimler ve kooperatiflerle ortaklıklar yoluyla dâhil , başta gençler olmak üzere kadın ve erkekler için, herkese insana yaraşır iş ve istihdam yaratmasını teşvik ediyoruz. Bu bağlamda, yeşil iş imkânları ve gerekli beceriler dâhil olmak üzere herkese insana yaraşır iş ve istihdam oluşturulmasına dair bilgi ve tecrübenin paylaşılmasını ve ilgili verilerin ulusal ekonomi ve istihdam politikaları ile bütünleştirilmesini önemsiyoruz. 155. Özellikle gençler arasında olmak üzere, yüksek işsizlik ve eksik istihdam konularının çözümüne dair deneyim ve iyi uygulamaların paylaşılmasını teşvik ediyoruz. 152. We recognize that workers should have access to education, skills, health care, social security, fundamental rights at work, social and legal protections, including occupational safety and health, and decent work opportunities. Governments, trade unions, workers and employers all have a role to play in promoting decent work for all, and all should help young people to gain access to needed skills and employment opportunities, including in new and emerging sectors. Women and men should have equal access to opportunities to acquire job skills as well as to worker protections. We recognize the importance of a just transition, including programmes to help workers adjust to changing labour market conditions. 153. We also recognize that informal unpaid work, performed mostly by women, contributes substantially to human well-being and sustainable development. In this regard, we commit to work towards safe and decent working conditions and access to social protection and education. 154. We recognize that opportunities for decent work for all and job creation can be generated through, inter alia, public and private investments in scientific and technological innovation, public works in restoring, regenerating and conserving natural resources and ecosystems, and social and community services. We are encouraged by government initiatives to create jobs for poor people in restoring and managing natural resources and ecosystems, and we encourage the private sector to contribute to decent work for all and job creation for both women and men, and particularly for young people, including through partnerships with small and medium-sized enterprises and cooperatives. In this regard, we acknowledge the importance of efforts to promote the exchange of information and knowledge on decent work for all and job creation, including green jobs initiatives and related skills, and to facilitate the integration of relevant data into national economic and employment policies. 155. We encourage the sharing of experiences and best practices on ways to address the high levels of unemployment and underemployment, in particular among young people. The Future We Want • İstediğimiz Gelecek • 46 156. Resmi ekonomide istihdam edilmemiş olan kişiler dâhil, büyüme, dayanıklılık, sosyal adalet ve sosyal bütünlüğü teşvik ederek toplumun her üyesine sosyal koruma sağlanması ihtiyacı olduğunu vurguluyoruz. Bu bağlamda, tüm vatandaşlar için sosyal koruma yolları temin etme amaçlı ulusal ve yerel teşebbüsleri güçlü bir şekilde teşvik ediyoruz. Sürdürülebilir kalkınmanın üç boyutunu göz önüne alan sosyal koruma programları için en iyi uygulamalar üzerinden yürütülen küresel diyalogu destekliyor ve bu bağlamda, sosyal korumanın ulusal zeminleri ile ilgili Uluslararası Çalışma Örgütünün (ILO) 202 numaralı tavsiyesine önem veriyoruz. 157. Devletlere, göç nedenlerine bakılmaksızın başta kadınlar ve çocuklar olmak üzere tüm göçmenlerin insan haklarını ve temel haklarını etkili bir şekilde korumaları ve teşvik etmeleri, tüm göçmenlerin insan haklarını koruyarak, destekleyerek ve onları n etkilenebilirliklerini artıracak yaklaşımlardan kaçınarak ve göçe başladıkları, geçtikleri ve vardıkları ülkelerin rol ve sorumluluklarını gözeterek uluslararası, bölgesel ya da ikili işbirliği ve diyalog ile kapsamlı ve dengeli bir yaklaşımla göç konusunu uluslararası düzeyde ele almaları çağrısında bulunuyoruz. Okyanuslar ve denizler 158. Okyanuslar, denizler ve kıyı bölgelerinin Dünya ekosisteminin bütüncül ve temel bir bileşenini oluşturduğunu, aynı zamanda bu ekosistemin sürdürülmesi anlamında kritik bir öneme sahip olduğunu ve Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’nde belirtildiği üzere, uluslararası hukukun okyanusların ve kaynaklarının korunması ve sürdürülebilir kullanılmasına yönelik yasal çerçeveyi sağladığını kabul ediyoruz. Yoksulluğun ortadan kaldırılması, sürdürülebilir ekonomik büyüme, gıda güvenliği, sürdürülebilir geçim kaynakları ve insana yaraşır iş olanakları yaratılmasına sağladığı katkılar yoluyla, aynı zamanda biyolojik çeşitliliği ve deniz ortamın ı koruması ve iklim değişikliğinin neden olduğu etkileri ele alması bakımından sürdürülebilir kalkınma için okyanusların ve denizlerin korunmasının ve sürdürülebilir şekilde kullanılmasının önemine vurgu yapıyoruz. Bu nedenle, okyanusların ve deniz ekosisteminin sağlığını, üretkenliğini ve dayanıklılığını korumak ve iyileştirmek, biyolojik çeşitliliği muhafaza ederek şimdiki ve gelecek 156. We stress the need to provide social protection to all members of society, fostering growth, resilience, social justice and cohesion, including those who are not employed in the formal economy. In this regard, we strongly encourage national and local initiatives aimed at providing social protection floors for all citizens. We support global dialogue on best practices for social protection programmes that takes into account the three dimensions of sustainable development and, in this regard, we note ILO Recommendation 202 concerning national floors of social protection. 157. We call upon States to promote and protect effectively the human rights and fundamental freedom of all migrants regardless of migration status, especially those of women and children, and to address international migration through international, regional or bilateral cooperation and dialogue and a comprehensive and balanced approach, recognizing the roles and responsibilities of countries of origin, transit and destination in promoting and protecting the human rights of all migrants, and avoiding approaches that might aggravate their vulnerability. Oceans and seas 158. We recognize that oceans, seas and coastal areas form an integrated and essential component of the Earth’s ecosystem and are critical to sustaining it, and that international law, as reflected in the United Nations Convention on the Law of the Sea, provides the legal framework for the conservation and sustainable use of the oceans and their resources. We stress the importance of the conservation and sustainable use of the oceans and seas and of their resources for sustainable development, including through their contributions to poverty eradication, sustained economic growth, food security and creation of sustainable livelihoods and decent work, while at the same time protecting biodiversity and the marine environment and addressing the impacts of climate change. We therefore commit to protect, and restore, the health, productivity and resilience of oceans and marine ecosystems, and to maintain their biodiversity, enabling their conservation and sustainable use for present and future • • • • • • • • • 47 kuşaklar için korunmasına ve sürdürülebilir şekilde kullanılmasına olanak sağlamak ve uluslararası hukuk doğrultusunda, deniz ortamına etki eden faaliyetlerin yönetiminde bir ekosistem yaklaşımı ve ihtiyatlı yaklaşımı etkili şekilde uygulamak ve sürdürülebilir kalkınmanın üç boyutunu da ele almak konularındaki kararlılığımızı bildiriyoruz. 159. Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesinin sürdürülebilir kalkınmayı geliştirmesi ve devletler tarafından neredeyse evrensel olacak şekilde kabul edilmesi hususundaki önemini takdir ediyoruz ve bu bağlamda sözleşmenin bütün taraflarını Sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmeye davet ediyoruz. 160. Gelişmekte olan ülkelerin okyanusların, denizlerin ve kaynaklarının korunmasından ve sürdürülebilir bir şekilde kullanılmasından faydalanabilmeleri için kapasite geliştirmenin öneminin farkında olduğumuzu belirtiyoruz ve bu anlamda, Deniz Teknolojisi Transferine ilişkin Hükümetler arası Oşinografi Komisyonu Kriterleri ve Rehberleri doğrultusunda Birleşmiş Millerler Deniz Hukuku Sözleşmesinin hükümlerini ve sürdürülebilir kalkınma üzerine gerçekleştirilen büyük kapsamlı zirvelerin sonuçlarını uygulamak için deniz bilimi araştırmaları konusunda işbirliğinin yanı sıra teknoloji transferine olan ihtiyacın altını çiziyoruz. 161. Sosyoekonomik Boyutlar da dâhil, Genel Kurul Bünyesinde kurulan Deniz Çevresinin Durumunun Küresel Olarak Raporlanması ve Değerlendirilmesine Yönelik Düzenli Süreci destekliyoruz ve 2014 yılına kadar deniz çevresinin içinde bulunduğu durumun ilk küresel bütüncül değerlendirilmesinin tamamlanmasını ve sonrasında bu değerlendirmenin Kurul tarafından dikkate alınması nı sabırsızlıkla bekliyoruz. Değerlendirme bulgularının devletler tarafından uygun seviyelerde dikkate alınmasını teşvik ediyoruz. 162. Ulusal yargı yetki alanı dışında kalan deniz biyolojik çeşitliliğinin korunmasının ve sürdürülebilir kullanımının öneminin farkında olduğumuzu belirtiyoruz. Genel Kurul bünyesindeki geçici bir açık uçlu gayri resmi çalışma grubunun, ulusal yargı yetki alanı dışında kalan alanlardaki deniz biyolojik çeşitliliğinin korunması ve sürdürülebilir kullanımına ilişkin konularda devam etmekte generations, and to effectively apply an ecosystem approach and the precautionary approach in the management, in accordance with international law, of activities having an impact on the marine environment, to deliver on all three dimensions of sustainable development. 159. We recognize the importance of the United Nations Convention on the Law of the Sea to advancing sustainable development and its near universal adoption by States, and in this regard we urge all its parties to fully implement their obligations under the Convention. 160. We recognize the importance of building the capacity of developing countries to be able to benefit from the conservation and sustainable use of the oceans and seas and their resources and, in this regard, we emphasize the need for cooperation in marine scientific research to implement the provisions of the United Nations Convention on the Law of the Sea and the outcomes of the major summits on sustainable development, as well as for the transfer of technology, taking into account the Intergovernmental Oceanographic Commission Criteria and Guidelines on the Transfer of Marine Technology. 161. We support the Regular Process for Global Reporting and Assessment of the State of the Marine Environment, including Socioeconomic Aspects, established under the General Assembly, and look forward to the completion of its first global integrated assessment of the state of the marine environment by 2014 and its subsequent consideration by the Assembly. We encourage consideration by States of the assessment findings at appropriate levels. 162. We recognize the importance of the conservation and sustainable use of marine biodiversity beyond areas of national jurisdiction. We note the ongoing work under the General Assembly of an ad hoc open- ended informal working group to study issues relating to the conservation and sustainable use of marine biological diversity beyond areas of national jurisdiction. Building on the work The Future We Want • İstediğimiz Gelecek • 48 olan çalışmalarına önem veriyoruz. Geçici çalışma grubunun çalışmaları temelinde, Genel Kurulun altmış dokuzuncu oturumu sona ermeden önce, ulusal yargı yetki alanı dışında kalan alanların deniz biyolojik çeşitliliğinin korunması ve sürdürülebilir kullanımı meselesini, Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi kapsamında uluslararası bir araç geliştirilmesi üzerine bir karar alınması da dâhil olmak üzere, acil olarak ele alacağımızı taahhüt ediyoruz. 163. Okyanus sağlığının ve deniz biyolojik çeşitliliğinin, deniz enkazı, özellikle de plastik, kalıcı organik kirleticiler, ağır metaller ve nitrojen bazlı bileşikler olmak üzere deniz kirliliğinden, deniz taşımacılığı ve toprak akışı da dâhil olmak üzere çok sayıda deniz ve kara temelli kaynaktan olumsuz şekilde etkilenmesi konusuna dikkat çekiyoruz. Deniz ekosistemlerinde bu tür kirliliğin oranını ve etkilerini azaltmak için, Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) çerçevesinde kabul edilen ilgili sözleşmelerin etkili bir şekilde uygulamaya konması ve Deniz Çevresinin Kara Temelli Faaliyetlerden Korunmasına Yönelik Küresel Eylem Planı gibi ilgili girişimlerin takip etmenin yanı sıra bu amaçla eşgüdümlü stratejilerin benimsenmesi yoluyla eyleme geçmeyi taahhüt ediyoruz. Ayrıca, derlenmiş olan bilimsel verilere dayalı olarak 2025 yılına kadar, kıyı bölgelerine ve deniz çevresine zarar verilmesini önlemek amacıyla deniz enkazı seviyesini büyük oranlarda azaltacağımızı taahhüt ediyoruz. 164. Yabancı istilacı türlerin deniz ekosistemleri ve kaynakları için çok büyük ölçüde tehdit arz ettiklerine dikkat çekiyoruz ve bunun önlenmesi ve yabancı istilacı türlerin olumsuz çevresel etkilerinin yönetilmesi için IMO çerçevesinde kabul edilmiş uygun önlemleri alacağımı zı taahhüt ediyoruz. 165. Deniz seviyesinin yükselmesinin ve kıyı erozyonunun, özellikle gelişmekte olan ülkelerde, pek çok kıyı bölgesi ve ada için önemli bir tehdit oluşturduğunu dikkate alıyoruz ve bu bağlamda, uluslararası toplumu bu zorlukları ele alma konusundaki çabalarını artırmaya davet ediyoruz. 166. Okyanus asitlenmesini ve iklim değişikliğinin deniz ve kıyı ekosistemleri ve kaynakları üzerindeki etkilerini ele alma konusundaki girişimlerin desteklemesi için of the ad hoc working group and before the end of the sixty-ninth session of the General Assembly we commit to address, on an urgent basis, the issue of the conservation and sustainable use of marine biological diversity of areas beyond national jurisdiction, including by taking a decision on the development of an international instrument under the United Nations Convention on the Law of the Sea. 163. We note with concern that the health of oceans and marine biodiversity are negatively affected by marine pollution, including marine debris, especially plastic, persistent organic pollutants, heavy metals and nitrogen-based compounds, from a number of marine and land-based sources, including shipping and land run-off. We commit to take action to reduce the incidence and impacts of such pollution on marine ecosystems, including through the effective implementation of relevant conventions adopted in the framework of the International Maritime Organization (IMO), and the follow-up of the relevant initiatives such as the Global Programme of Action for the Protection of the Marine Environment from Land-based Activities, as well as the adoption of coordinated strategies to this end. We further commit to take action to, by 2025, based on collected scientific data, achieve significant reductions in marine debris to prevent harm to the coastal and marine environment. 164. We note the significant threat that alien invasive species pose to marine ecosystems and resources and commit to implement measures to prevent the introduction, and manage the adverse environmental impacts, of alien invasive species, including, as appropriate, those adopted in the framework of IMO. 165. We note that sea-level rise and coastal erosion are serious threats for many coastal regions and islands, particularly in developing countries, and in this regard we call on the international community to enhance its efforts to address these challenges. 166. We call for support to initiatives that address ocean acidification and the impacts of climate change on marine and coastal ecosystems and resources. In this regard, • • • • • • • • • 49 çağrıda bulunuyoruz. Bu anlamda, okyanus asitlenmesinin daha fazla ilerlemesini önlemek, deniz ekosistemlerinin ve geçim kaynakları bunlara dayalı olan toplulukların dayanıklılığını artırmak ve okyanus asitlenmesinin izlenmesi ve gözlemlenmesi, özellikle de bu bağlamda geliştirilmiş uluslararası işbirliği yoluyla deniz bilimi araştırmalarını desteklemek için ortaklaşa çalışmaya olan ihtiyacı vurguluyoruz. 167. Okyanus fertilizasyonunun potansiyel çevresel etkileri hususundaki kaygılarımızı vurguluyoruz. Bu kapsamda, ilgili hükümetler arası kuruluşlarca kabul edilmiş olan okyanus fertilazasyonu ile ilişkili kararları hatırlatıyor ve ihtiyatlı yaklaşımla tutarlı bir şekilde, okyanus fertilizasyonu konusunu çok büyük dikkat ile ele alma kararlılığımı zı bildiriyoruz. 168. Johannesburg Uygulama Planında mutabakata varılan 2015 yılı hedefine ulaşmak için stokları acil olarak azami seviyede sürdürülebilir verim sağlayacak düzeyde korumak ya da bu düzeye çıkarmak amacıyla çalışmalarımızı yoğunlaştıracağımızın taahhüdünü veriyoruz. Bu anlamda, biyolojik karakteristikleri tarafından belirlendiği üzere, uygulanabilecek en kısa süre içerisinde bu hedeflere erişme amacıyla, en azından bütün stokların azami düzeyde sürdürülebilir verim sağlayabilecek seviyede kalmasını sürdürmek ya da bu düzeye çıkarmak için gerekli önlemleri acil olarak alacağımızı taahhüt ediyoruz. Bunu başarmak için, stokların durumu ile ölçülü olarak balık avlamayı azaltma ya da askıya alma da dâhil olmak üzere, acil olarak bilim temelli yönetim planları geliş tireceğimizi ve uygulamaya koyacağımızı taahhüt ediyoruz. Tahrip edici balıkçılık uygulamalarının ortadan kaldırılması da dâhil, yan av ürünlerinin, ıskartaların ve ekosisteme yönelik diğer olumsuz etkilerin yönetimi için eylemlerimizi artırmayı taahhüt ediyoruz. Aynı zamanda, etki değerlendirmelerinin etkili bir şekilde kullanılması yoluyla, hassas deniz ekosistemlerini büyük çaplı olumsuz etkilerden koruma konusundaki faaliyetlerimizi artıracağımızı taahhüt ediyoruz. Bu tür faaliyetler, uluslararası hukuk, uygulanabilir uluslararası araçlar, ilgili Genel Kurul yönergeleri ve FAO rehberleri ile tutarlılık içerisinde yetkili kuruluşlarca gerçekleştirilmelidir. 169. Taraf devletleri Ayrık Balık Stoklarının Yüksek Göçücü Balık Stoklarının Korunması ve Yönetimine ilişkin Birle şmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesinin Hükümlerinin we reiterate the need to work collectively to prevent further ocean acidification, as well as enhance the resilience of marine ecosystems and of the communities whose livelihoods depend on them, and to support marine scientific research, monitoring and observation of ocean acidification and particularly vulnerable ecosystems, including through enhanced international cooperation in this regard. 167. We stress our concern about the potential environmental impacts of ocean fertilization. In this regard, we recall the decisions related to ocean fertilization adopted by the relevant intergovernmental bodies, and resolve to continue addressing with utmost caution ocean fertilization, consistent with the precautionary approach. 168. We commit to intensify our efforts to meet the 2015 target as agreed to in the Johannesburg Plan of Implementation to maintain or restore stocks to levels that can produce maximum sustainable yield on an urgent basis. In this regard we further commit to urgently take the measures necessary to maintain or restore all stocks at least to levels that can produce the maximum sustainable yield, with the aim of achieving these goals in the shortest time feasible, as determined by their biological characteristics. To achieve this we commit to urgently develop and implement science-based management plans, including by reducing or suspending fishing catch and effort commensurate with the status of the stock. We further commit to enhance action to manage bycatch, discards and other adverse ecosystem impacts from fisheries, including by eliminating destructive fishing practices. We also commit to enhance actions to protect vulnerable marine ecosystems from significant adverse impacts, including through the effective use of impact assessments. Such actions, including those through competent organizations, should be undertaken consistent with international law, the applicable international instruments and relevant General Assembly resolutions and FAO guidelines. 169. We urge States parties to the 1995 Agreement for the Implementation of the Provisions of the United Nations Convention on the Law of the Sea relating to the Conservation The Future We Want • İstediğimiz Gelecek • 50 Uygulanmasına Yönelik 1995 tarihli Anlaşmayı tam olarak uygulamaya ve Anlaşmanın VII. Bölümü gereğince gelişmekte olan devletlerin özel gerekliliklerini tam olarak tanımaya teşvik ediyoruz. Bunun yanı sıra, bütün devletleri Sorumlu Balıkçılığa yönelik Davranış Kurallarını ve FAO’nun uluslararası eylem planını ve teknik rehberlerini uygulamaya davet ediyoruz. 170. Yasadışı, bildirilmeyen ve kontrolsüz balıkçılığın çok sayıda ülkeyi çok önemli bir doğal kaynaktan yoksun bıraktığını ve bu ülkelerin sürdürülebilir kalkınmalarının önünde sürekli bir tehdit olarak varlığını sürdürdüğünü ikrar ediyoruz. Yasadışı, bildirilmeyen ve kontrolsüz balıkçılığı Johannesburg Uygulama Planında belirtildiği gibi ortadan kaldıracağımızı ve bu uygulamaları aşağıda belirtilen yollar aracılığıyla önleyeceğimizi ve bunlara karşı mücadele edeceğimizi yeniden taahhüt ediyoruz: Yasadışı, Bildirilmeyen ve Kontrolsüz Balıkçılığı Önleme ve Ortadan Kaldırmaya Yönelik FAO Uluslararası Eylem Planı doğrultusunda ulusal ve bölgesel eylem planlarının geliştirilmesi ve uygulanması; kıyı devletlerinin, bayrak devletlerinin, liman devletlerinin, kiralayan ulusların ve intifa hakkı sahiplerinin vatandaşı oldukları devletlerin ve yasadışı, bildirilmeyen ve kontrolsüz balıkçılık yapan veya bu eylemlerde bulunanları destekleyen diğerlerinin bu tür faaliyetlerde bulunan deniz taşıtlarının saptanması ve suçu işleyenlerin bu tür faaliyetlerden doğacak faydalardan yoksun bırakılması suretiyle uluslararası hukuk paralelinde etkili ve koordineli önlemlerin uygulanması ve bunların yanı sıra, ihtiyaçların sistematik bir şekilde belirlenmesi ve izleme, kontrol, denetim, uygunluk ve uygulama sistemleri açısından kapasite geliştirme amacıyla gelişmekte olan ülkelerle işbirliği yapılması. 171. Yasadışı, Bildirilmeyen ve Kontrolsüz Balıkçılığı Önleme ve Ortadan Kaldırmaya Yönelik FAO Liman devletleri Anlaşmasını imzalayan devletleri, anlaşmanın daha erken yürürlüğe girmesi için onaylanmasına yönelik prosedürleri incelemeye davet ediyoruz. 172. Bölgesel bal ıkçılık yönetimi kuruluşlarınca yerine getirilen balıkçılık yönetiminde şeffaflık ve güvenilirliğe olan ihtiyacın farkında olduğumuzu belirtiyoruz. Bağımsız performans değerlendirmelerini gerçekleştirmiş olan bölgesel balıkçılık yönetimi kuruluşlarının hâlihazırda yapmış oldukları çalışmaları takdir ediyoruz ve tüm bölgesel balıkçılık yönetimi kuruluşlarını and Management of Straddling Fish Stocks and Highly Migratory Fish Stocks to fully implement that Agreement and to give, in accordance with part VII of the Agreement, full recognition to the special requirements of developing States. Furthermore, we call upon all States to implement the Code of Conduct for Responsible Fisheries and the FAO international plans of action and technical guidelines. 170. We acknowledge that illegal, unreported and unregulated fishing deprive many countries of a crucial natural resource and remain a persistent threat to their sustainable development. We recommit to eliminate illegal, unreported and unregulated fishing as advanced in the Johannesburg Plan of Implementation, and to prevent and combat these practices, including through the following: developing and implementing national and regional action plans in accordance with the FAO International Plan of Action to Prevent, Deter and Eliminate Illegal, Unreported and Unregulated Fishing; implementing, in accordance with international law, effective and coordinated measures by coastal States, flag States, port States, chartering nations and the States of nationality of the beneficial owners and others who support or engage in illegal, unreported and unregulated fishing by identifying vessels engaged in such fishing and by depriving offenders of the benefits accruing from it; as well as cooperating with developing countries to systematically identify needs and build capacity, including support for monitoring, control, surveillance, compliance and enforcement systems. 171. We call upon States that have signed the FAO Agreement on Port State Measures to Prevent, Deter and Eliminate Illegal, Unreported and Unregulated Fishing to expedite procedures for its ratification with a view to its early entry into force. 172. We recognize the need for transparency and accountability in fisheries management by regional fisheries management organizations. We recognize the efforts already made by those regional fisheries management organizations that have undertaken independent performance reviews, and call on all regional fisheries management organizations • • • • • • • • • 51 düzenli olarak bu tür değerlendirmeler yapmaya ve bu değerlendirmelerin sonuçlarını halka duyurmaya davet ediyoruz. Bu tür değerlendirme önerilerinin uygulanmasını teşvik ediyoruz ve gerekli olduğu durumlarda bu değerlendirmelerin kapsamlılığının zamanla güçlendirilmesini öneriyoruz. 173. Bu sektörün, gelişmekte olan ülkeler için önemini göz önünde bulundurarak, Johannesburg Uygulama Planında belirtilen yasadışı, bildirilmeyen ve kontrolsüz balıkçılığa ve kapasite fazlasına katkıda bulunan sübvansiyonları ortadan kaldırma konusundaki taahhüdümüzü yeniden tasdik ediyoruz ve kalkınma öncelikleri, yoksulluğun azaltılması ve geçim kaynakları ve gıda güvenliği ile ilgili kaygılar bakımından bu sektörün önemini göz önünde bulundurarak, DTÖ balıkçılık sübvansiyonları müzakeresinin ayrılmaz bir parçası olması gereken, geli şmekte olan ve en az gelişmiş ülkeler için uygun olan, etkili bir özel ve ayrıcalıklı muameleyi kabul ederek, kapasite fazlası ve aşırı avcılığa katkıda bulunan balıkçılık sübvansiyonlarının belirli türlerinin yasaklanması yoluyla, balıkçılık sektöründeki sübvansiyonlara ilişkin disiplinleri güçlendirmeyi zorunlu kılan DTÖ Doha Kalkınma Gündemi ve Hong Kong Bakanlar Deklarasyonuna yetki veren balıkçılık sübvansiyonlarına ilişkin çok taraflı disiplinleri neticelendirme konusundaki taahhüdümüzü yineliyoruz. Devletleri, DTÖ aracılığıyla hâlihazırdaki balıkçılık sübvansiyonu programlarının şeffaflığını ve raporlanması nı daha da geliştirmeleri konusunda teşvik ediyoruz. Balıkçılık kaynaklarının içinde bulunduğu durumu göz önüne alarak ve balıkçılık sübvansiyonları üzerine düzenlenen DTÖ Doha ve Hong Kong bakanlar bildirgeleri ya da bu müzakerelerin sonuçlandırılmasına olan ihtiyaca halel getirmeksizin, devletleri kapasite fazlası ve aşırı avlanmaya katkıda bulunan sübvansiyonları ortadan kaldırmaları ve bu alanda yeni sübvansiyonlar getirilmesinden ya da hâlihazırdaki sübvansiyonların kapsamının geliştirilmesi veya genişletilmesinden kaçınmaları konusunda teşvik ediyoruz. 174. Gelişmekte olan ülkeleri, özellikle de en az gelişmiş ülkeleri ve gelişmekte olan küçük ada devletlerini, gelişmekte olan ülkelerden balık ürünlerine olan piyasa erişimini geliştirme yoluyla, sürdürülebilir balıkçıl ığın faydalarını gerçekleştirmek,
bunları sürdürülebilir bir şekilde yönetmek ve korumak için kendi ulusal kapasitelerini geliştirmeleri konusunda daha fazla destekleyen stratejilerin 2014 yılına kadar belirlenmesi ve içselleştirilmesini teşvik ediyoruz. to regularly undertake such reviews and make the results publicly available. We encourage implementation of the recommendations of such reviews and recommend that the comprehensiveness of those reviews be strengthened over time, as necessary. 173. We reaffirm our commitment in the Johannesburg Plan of Implementation to eliminate subsidies that contribute to illegal, unreported and unregulated fishing and overcapacity, taking into account the importance of this sector to developing countries, and we reiterate our commitment to conclude multilateral disciplines on fisheries subsidies that will give effect to the WTO Doha Development Agenda and the Hong Kong Ministerial Declaration mandates to strengthen disciplines on subsidies in the fisheries sector, including through the prohibition of certain forms of fisheries subsidies that contribute to overcapacity and overfishing, recognizing that appropriate and effective special and differential treatment for developing and least developed countries should be an integral part of the WTO fisheries subsidies negotiation, taking into account the importance of the sector to development priorities, poverty reduction and livelihood and food-security concerns. We encourage States to further improve the transparency and reporting of existing fisheries subsidies programmes through WTO. Given the state of fisheries resources, and without prejudicing the WTO Doha and Hong Kong ministerial mandates on fisheries subsidies or the need to conclude these negotiations, we encourage States to eliminate subsidies that contribute to overcapacity and overfishing, and to refrain from introducing new such subsidies or from extending or enhancing existing ones. 174. We urge the identification and mainstreaming of strategies by 2014 that further assist developing countries, in particular the least developed countries and small island developing States, in developing their national capacity to conserve, sustainably manage and realize the benefits of sustainable fisheries, including through improved market access for fish products from developing countries. The Future We Want • İstediğimiz Gelecek • 52 175. Başta gelişmekte olan ülkelerde, özellikle de gelişmekte olan küçük ada devletlerinde geçim kaynağı balıkçılık olanların, küçük ölçekli ve elle balıkçılık yapılan yerlerin ve kadın balıkçıların yanı sıra yerli halkın ve bu halkın içinde yaşadığı toplulukların balıkçılığa erişiminin sağlanmasına olan ihtiyacı ve pazarlara erişimlerinin olmasının önemini gözlemlemeyi taahhüt ediyoruz. 176. Mercan resiflerinin, özellikle adalara ve kıyı devletlerine büyük ölçüdeki ekonomik, sosyal ve çevresel katkıları olduğunu, bunun yanı sıra, iklim değişikliğ i, okyanus asitlenmesi, aşırı avlanma, tahrip edici balıkçılık uygulamaları ve kirliliğin etkilerine karşı mercan resiflerinin ve mangrovların aşırı ölçüde zarar görebilir olduğunun da farkında olduğumuzu belirtiyoruz. Mercan resiflerinin ve mangrov ekosistemlerinin korunması amacıyla uluslararası işbirliği geliştirilmesini ve teknik anlamda işbirliği ve gönüllü bilgi paylaşımını kolaylaştırmanın yanı sıra, sosyal, ekonomik ve çevresel faydalarını gerçekleştirmelerini destekliyoruz. 177. Deniz koruma alanları da dâhil, uluslararası hukuk ile uyumlu ve mevcut bulunan en iyi bilimsel bilgilere dayalı alan bazlı koruma önlemlerinin biyolojik çeşitliliğin korunması ve bileşenlerinin sürdürülebilir kullanı mı için bir araç olarak önemini yeniden tasdik ediyoruz. Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi Taraflar Konferansının onuncu toplantısının, koruma alanlarının ve diğer etkili alan bazlı koruma önlemlerinin etkin ve eşit bir şekilde yönetilen, ekolojik açıdan temsil yeteneğine sahip ve geniş kapsamlı sistemleri aracılığıyla, özellikle de biyolojik çeşitlilik ve ekosistem hizmetleri açısından büyük öneme sahip kıyı bölgelerinin ve deniz alanlarının yüzde 10’unun 2020 yılına kadar korunacak olmasına ilişkin X/2 kararını dikkate alıyoruz. Gelişmekte olan küçük ada devletleri 178. Gelişmekte olan küçük ada devletlerinin küçüklükleri, uzaklıkları, dar kapsamlı kaynakları ve ihracatları da dâhil kendilerine özgü zayıflıklarından dolayı ve iklim değişikliği ile potansiyel olarak daha sık ve daha yoğun görülen doğal felaketlerin çok çeşitli etkileri dâhil küresel çevresel zorluklara ve dış ekonomik şoklara maruz kalmalarından dolayı sürdürülebilir kalkınma için özel bir durum olmayı sürdürdüklerini yeniden tasdik ediyoruz. 175. We commit to observe the need to ensure access to fisheries and the importance of access to markets, by subsistence, small- scale and artisanal fisherfolk and women fish workers, as well as indigenous peoples and their communities, particularly in developing countries, especially small island developing States. 176. We also recognize the significant economic, social and environmental contributions of coral reefs, in particular to islands and other coastal States, as well as the significant vulnerability of coral reefs and mangroves to impacts, including from climate change, ocean acidification, overfishing, destructive fishing practices and pollution. We support international cooperation with a view to conserving coral reef and mangrove ecosystems and realizing their social, economic and environmental benefits as well as facilitating technical collaboration and voluntary information-sharing. 177. We reaffirm the importance of area-based conservation measures, including marine protected areas, consistent with international law and based on best available scientific information, as a tool for conservation of biological diversity and sustainable use of its components. We note decision X/2 of the tenth Meeting of the Conference of the Parties to the Convention on Biological Diversity, that by 2020 10 per cent of coastal and marine areas, especially areas of particular importance for biodiversity and ecosystem services, are to be conserved through effectively and equitably managed, ecologically representative and well-connected systems of protected areas and other effective area-based conservation measures. Small island developing States 178. We reaffirm that small island developing States remain a special case for sustainable development in view of their unique and particular vulnerabilities, including their small size, remoteness, narrow resource and export base, and exposure to global environmental challenges and external economic shocks, including to a large range of impacts from climate change and potentially more frequent and intense natural disasters. We note with • • • • • • • • • 53 Mauritius Stratejisinin beş yıllık değerlendirmesi sonucunda, gelişmekte olan küçük ada devletlerinin, ekonomik anlamda, özellikle de yoksulluğun azaltılması ve borç sürdürülebilirliği anlamında diğer grupların pek çoğundan daha az gelişme kaydetmiş ya da gerilemiş olmasına endişe ile dikkat çekiyoruz. Deniz seviyesinin yükselmesi ve iklim değişikliğinin diğer olumsuz etkileri gelişmekte olan küçük ada devletleri ve bu devletlerin sürdürülebilir kalkınmayı gerçekleştirme çabaları için çok büyük bir risk oluşturmaya devam etmekte ve birçoğu için toprak kaybı da dâhil, varlıklarını koruma ve yaşamlarını sürdürebilme açısından çok ciddi tehditler oluşturmaktadır. Ayrıca, gelişmekte olan küçük ada devletlerinin toplumsal cinsiyet, sağl ık, eğitim ve çevre alanlarında ilerlerken Binyıl Kalkınma Hedeflerinin başarılması konusunda kaydettikleri toplam ilerleme seviyelerinin diğer gelişmelerle olan orantısızlığını endişe ile karşılıyoruz. 179. Gelişmekte olan küçük ada devletlerine Barbados Eylem Planını ve Mauritius Stratejisini uygulamada yardım etme çabalarının devam ettirilmesi ve artırılması çağrısında bulunuyoruz. Aynı zamanda, sürdürülebilir kalkınmayı sağlama noktasında devam etmekte olan ve yeni ortaya çıkan çok sayıda güçlükle başa çıkabilmeleri için gelişmekte olan küçük ada devletlerine verilen Birleşmiş Milletler Sistem desteğinin güçlendirilmesi çağrısında bulunuyoruz.
180. Barbados Eylem Planı ve Mauritius Stratejisine ek olarak, gelişmekte olan küçük ada devletlerinin karşılaştığı sürdürülebilir kalkınmayla ilgili güçlükleri ele almak için koordineli, dengeli ve bütünleşik eylemleri kabul ederek, 2014 yılında gelişmekte olan küçük ada devletleri konusunda üçüncü bir uluslararası konferans düzenlenmesi çağrısında bulunuyor ve Genel Kurul’u altmış yedinci oturumunda konferans usullerini belirlemeye davet ediyoruz. En az gelişmiş ülkeler 181. İstanbul Eylem Programı’nın etkin bir şekilde uygulanması ve bu programın öncelikli alanlarının şu anki faaliyet çerçevesine tamamen entegre edilmesi, böylece daha kapsamlı uygulandığında İstanbul Eylem Programı’nın en az gelişmiş ülkelerin yarısının 2020 yılına kadar derecelendirme kriterini karşılayabilmesini sağlama kapsayıcı hedefine katkıda bulunması konusunda mutabıkız. concern that the outcome of the five-year review of the Mauritius Strategy concluded that small island developing States have made less progress than most other groupings, or even regressed, in economic terms, especially in terms of poverty reduction and debt sustainability. Sea-level rise and other adverse impacts of climate change continue to pose a significant risk to small island developing States and their efforts to achieve sustainable development, and for many represent the gravest of threats to their survival and viability, including for some through the loss of territory. We also remain concerned that, while small island developing States have progressed in the areas of gender, health, education and the environment, their overall progress towards achieving the Millennium Development Goals has been uneven. 179. We call for continued and enhanced efforts to assist small island developing States in implementing the Barbados Programme of Action and the Mauritius Strategy. We also call for a strengthening of United Nations System support to small island developing States in keeping with the multiple ongoing and emerging challenges faced by these States in achieving sustainable development. 180. Building on the Barbados Programme of Action and the Mauritius Strategy, we call for the convening in 2014 of a third international conference on small island developing States, recognizing the importance of coordinated, balanced and integrated actions to address the sustainable development challenges facing small island developing States, and we invite the General Assembly at its sixty-seventh session to determine the modalities of the conference. Least developed countries 181. We agree to effectively implement the Istanbul Programme of Action and to fully integrate its priority areas into the present framework for action, the broader implementation of which will contribute to the overarching goal of the Istanbul Programme of Action of enabling half of the least developed countries to meet the criteria of graduation by 2020. The Future We Want • İstediğimiz Gelecek • 54 Karalarla çevrili gelişmekte olan ülkeler 182. Kalkınma ortakları, Birleşmiş Milletler sistemindeki örgütler ve diğer ilgili uluslararası, bölgesel ve alt-bölgesel örgütler ve üye devletlere, karayla çevrili gelişmekte olan ülkelerin sürdürülebilir kalkınmasını desteklemek amacıyla daha eşgüdümlü bir şekilde özellikle de ulaşım sistemleri için inşa, bakım ve geliştirme, depolama ve alternatif yollar, eksik bağlantıların tamamlanması ve daha gelişmiş bir iletişim ve enerji altyapısını da kapsayacak şekilde ulaşım ile ilgili diğer konuların, geliştirilmesi için Almatı Faaliyet Programı’nda kararlaştırılmış beş öncelik içerisinde ve Almatı Faaliyet Programı’nın dönem ortası değerlendirme bildirgesinde yer alan belirli faaliyetlere hız kazandırmaları çağrısında bulunuyoruz. Afrika 183. Afrika’nın kalkınma ihtiyaçlarıyla ilgili uluslararası taahhütlerin yerine getirilmesine yönelik birtakım ilerlemelerin kaydedilmiş olmasını kabul etmekle beraber, kıtada sürdürülebilir kalkınmanın gerçekleştirilmesine dair önemli sorunların hâlâ var olduğunu da vurguluyoruz. 184. Afrika’da sürdürülebilir kalkınmanın sağlanması için kritik olan bölgelerde faaliyetleri ilerletme taahhütlerini yerine getirmesi ve desteğini artırması konusunda uluslararası topluma çağrıda bulunuyor, kalkınma ortaklarının Afrika’nın Kalkınması için Yeni Ortaklıkla işbirliğini güçlendirme çabalarını memnuniyetle karşılıyoruz. Ayrıca, Afrika ülkelerinin demokrasi, insan hakları, iyi yönetişim ve sağlam bir ekonomi yönetimini ilerletmelerini de memnuniyetle karş ılıyor, bu bağlamda çabalarına devam etmeleri konusunda Afrika ülkelerini destekliyoruz. Başta gelişmiş ülkeler olmak üzere Afrika’nın bütün kalkınma ortaklarını karşılıklı mutabık olunduğu şekliyle Afrika ülkelerinin ihtiyaç duyduğu teknoloji transferini sağlayarak Afrika’nın her seviyede kalkınmasını ilerletmek maksadıyla öncelikleri ve amaçlarıyla tutarlı olacak şekilde insanları ve demokratik kurumları kapasite geliştirme yoluyla güçlendirme konusunda Afrika ülkelerini desteklemeye davet ediyoruz. Afrika ülkelerinin, sürdürülebilir kalkınmayı destekleyecek kapsayıcı büyüme ve kalkınma Landlocked developing countries 182. We invite Member States, including development partners, organizations of the United Nations system and other relevant international, regional and subregional organizations, to speed up further the implementation of the specific actions in the five priorities agreed upon in the Almaty Programme of Action and those contained in the declaration on the midterm review of the Almaty Programme of Action, in a better coordinated manner, in particular for the construction, maintenance and improvement of their transport, storage and other transit- related facilities, including alternative routes, completion of missing links and improved communications and energy infrastructure, so as to support the sustainable development of landlocked developing countries. Africa 183. While we acknowledge that some progress has been made towards the fulfilment of international commitments related to Africa’s development needs, we emphasize that significant challenges remain in achieving sustainable development on the continent. 184. We call on the international community to enhance support and fulfil commitments to advance action in areas critical to Africa’s sustainable development and welcome the efforts by development partners to strengthen cooperation with the New Partnership for Africa’s Development. We also welcome the progress made by African countries in deepening democracy, human rights, good governance and sound economic management, and encourage African countries to continue their efforts in this regard. We invite all Africa’s development partners, in particular developed countries, to support African countries in strengthening human capacities and democratic institutions, consistent with their priorities and objectives, with a view to furthering Africa’s development at all levels, including through facilitating the transfer of technology needed by African countries as mutually agreed. We recognize the continued efforts by African countries to create enabling environments for inclusive growth in support of sustainable development • • • • • • • • • 55 için kamusal, özel, yerli, yabancı bütün kaynaklarla finansal açıdan destek sağlayacak ve yeni kaynakların akışını hızlandıracak ulusal toplum için gerekli ortamı yaratmak üzere devamlı çaba gösterdiğini kabul ediyor ve bu bağlamda Afrika ülkeleri ve kalkınma ortakları arasında başlatılan birtakım önemli girişimleri de memnuniyetle karşılıyoruz. Bölgesel çabalar 185. Sürdürülebilir kalkınmayı teşvik edecek eşgüdümlü bölgesel eylemleri destekliyoruz. Bu bağlamda, Birleşmiş Milletler bölgesel komisyonlarında da yer alan ilgili forumlar aracılığıyla özellikle Arap bölgesinde, Latin Amerika’da, Karayipler’de ve Asya Pasifik bölgesinde sürdürülebilir kalkınmayı artırmaya yönelik atılan önemli adımları takdir ediyoruz. Uluslararası toplum, bazı bölgelerde hâlâ sorunların var olduğunu belirtirken bu çabaları ve alınan sonuçları memnuniyetle karşılıyor ve daha fazla geliştirilmeleri ve uygulamaları için tüm seviyelerde faaliyete geçme çağrısında bulunuyor. Afet riskini azaltma 186. Hyogo Eylem Çerçevesi 2005-2015: Uluslar ve Toplulukların Afetlere Direncinin Artırılması ile ilgili taahhüdümüzü yeniliyor, Devletlere, Birleşmiş Milletler sistemine, uluslararası finansal kuruluşlara, alt-bölgesel, bölgesel ve uluslararası örgütlere ve sivil topluma Çerçevenin uygulanmasının hızlandırılması ve amaçlarına ulaşılmasını çağrısında bulunuyoruz. Afet riskinin azaltılması ve afetlere direncin artırılması konularının sürdürülebilir kalkınma ve yoksulluğun ortadan kaldırılması bağlamında yeni bir öncelik duygusuyla ele alınması, uygun görüldüğü durumlarda her düzeydeki politikalarla, programlarla ve bütçelerle bütünleştirilmesi ve ilgili gelecek eylem çerçeveleri dâhilinde ele alınması ça ğrısında bulunuyoruz. Alt-bölgesel, bölgesel ve uluslararası örgütlerin yanı sıra hükümetleri her düzeyde kendi koşul ve kapasiteleri uyarınca kentlerin ve toplulukların afetlere karşı direncini artırmak için afet riskini azaltabilecek yeterli, zamanlı ve öngörülebilir kaynakları ayırmalarını taahhüt etmeye davet ediyoruz. 187. Can kayıpları da dâhil ekonomik ve sosyal kayıpları azaltmak için her seviyede etkin bir şekilde afet riskini azaltmanın bir parçası olarak and for the international community to make continued efforts to increase the flow of new and additional resources for financing for development from all sources, public and private, domestic and foreign, to support these development efforts by African countries, and welcome the various important initiatives established between African countries and their development partners in this regard. Regional efforts 185. We encourage coordinated regional actions to promote sustainable development. We recognize, in this regard, that important steps have been taken to promote sustainable development, in particular in the Arab region, Latin America and the Caribbean and the Asia- Pacific region, through relevant forums, including within the United Nations regional commissions. While noting that challenges remain in several areas, the international community welcomes these efforts, and the results already achieved, and calls for actions at all levels for their further development and implementation. Disaster risk reduction 186. We reaffirm our commitment to the Hyogo Framework for Action 2005-2015: Building the Resilience of Nations and Communities to Disasters and call for States, the United Nations system, the international financial institutions, subregional, regional and international organizations and civil society to accelerate implementation of the Framework and the achievement of its goals. We call for disaster risk reduction and the building of resilience to disasters to be addressed with a renewed sense of urgency in the context of sustainable development and poverty eradication, and, as appropriate, to be integrated into policies, plans, programmes and budgets at all levels and considered within relevant future frameworks. We invite governments at all levels as well as relevant subregional, regional and international organizations to commit to adequate, timely and predictable resources for disaster risk reduction in order to enhance the resilience of cities and communities to disasters, according to their own circumstances and capacities. 187. We recognize the importance of early warning systems as part of effective disaster risk reduction at all levels in order to reduce The Future We Want • İstediğimiz Gelecek • 56 erken uyarı sistemlerinin öneminin farkında olduğumuzu kabul ediyor, bu bağlamda devletleri bu tür sistemleri kendi ulusal afet riskini azaltma strateji ve planları ile bütünleştirmeye teşvik ediyoruz. Donör kuruluşları ve uluslararası camiayı, uygun ise teknik destek, karşılıklı mutabakata dayanmak üzere teknoloji transferi, kapasite geliştirme ve eğitim programları yoluyla gelişmekte olan ülkelerde afet riskinin azaltılması çabalarını desteklemek üzere uluslararsı işbirliğini geliştirmeye davet ediyoruz. Ayrıca, kapsamlı tehlike ve risk değerlendirmesi ile güvenilir coğrafi/mekansal bilgileri de kapsayan bilgi ve tecrübenin paylaşılmasının önemini vurguluyoruz. Zamanlı bir şekilde gerçekleştirilen risk değerlendirmesi yapmaya ve afet riskini azaltma araçlarını güçlendirmeye kararlıyız. 188. Afet riskini azaltma, iyileş tirme ve uzun dönemli kalkınma planları arasındaki bağların daha güçlü hale getirilmesinin önemini vurguluyor, riski azaltmak, direnci artırmak ve yardım, kurtarma, ve kalkınma arasında daha dengeli bir geçişi sağlamak üzere, afet riskini azaltma ve iklim değişikliğine uyum konularını kamu ve özel yatırımları, karar-alma süreçleri ve insani ve kalkınma çabalarınınplanlanması ile bütünleştirendaha eşgüdümlü ve kapsamlı stratejilerin oluşturulması için çağrıda bulunuyoruz. Bu bağlamda, toplumsal cinsiyete dayalı bir bakış açısının afet risk yönetiminin tasarlanması ve uygulanması süreçlerinin her seviyesinde bütünleştirilmesi gerekliliğinin farkında olduğumuzu belirtiyoruz. 189. Hyogo Eylem Çerçevesine uygun ve afet riskinin azaltılması hususunda 2015 sonrasına dair her çerçevenin, hükümetler, uluslararası, bölgesel ve alt-bölgesel örgütler, özel sektör ve sivil toplum da dâhil ilgili tarafların, insanların, altyapının ve diğer ulusal değerlerin afetlerin etkilerine maruz kalmaktan korunması için koordinasyon ve işbirliğinin güçlendirilmesi dâhil olmak üzere sürdürülebilir kalkınmanın üç boyutunu da göz önünde bulundurarak, uygun ve etkin önlemlerin alınması çağrısında bulunuyoruz. İklim değişikliği 190. İklim değişikliğinin zamanımızın en büyük sorunlarından biri olduğunu vurguluyor ve sera gazı salımının küresel çapta arttığına şiddetli bir şekildedikkat çekmek istiyoruz. Başta economic and social damages, including the loss of human life, and in this regard encourage States to integrate such systems into their national disaster risk reduction strategies and plans. We encourage donors and the international community to enhance international cooperation in support of disaster risk reduction in developing countries, as appropriate, through technical assistance, technology transfer as mutually agreed, capacity-building and training programmes. We further recognize the importance of comprehensive hazard and risk assessments, and knowledge- and informationsharing, including reliable geospatial information. We commit to undertake and strengthen in a timely manner risk assessment and disaster risk reduction instruments. 188. We stress the importance of stronger interlinkages among disaster risk reduction, recovery and long-term development planning, and call for more coordinated and comprehensive strategies that integrate disaster risk reduction and climate change adaptation considerations into public and private investment, decision-making and the planning of humanitarian and development actions, in order to reduce risk, increase resilience and provide a smoother transition between relief, recovery and development. In this regard, we recognize the need to integrate a gender perspective into the design and implementation of all phases of disaster risk management. 189. We call for all relevant stakeholders, including Governments, international, regional and subregional organizations, the private sector and civil society, to take appropriate and effective measures, taking into account the three dimensions of sustainable development, including through strengthening coordination and cooperation to reduce exposure to risk for the protection of people, and infrastructure and other national assets, from the impact of disasters, in line with the Hyogo Framework for Action and any post-2015 framework for disaster risk reduction. Climate change 190. We reaffirm that climate change is one of the greatest challenges of our time, and we express profound alarm that emissions of greenhouse gases continue to rise globally. • • • • • • • • • 57 gelişmekte olan ülkeler olmak üzere bütün ülkelerin iklim değişikliğinin olumsuz etkileri karşısında etkilenebilir oldukları konusunda son derece endişeliyiz ve hâlihazırda giderek artan bir şekilde süregiden kuraklık, aşırı hava olayları, deniz seviyesinin yükselmesi, kıyı erozyonu, okyanus asitlenmesi gibi etkileri hissedilmekte ve ayrıca gıda güvenliğini, yoksulluğu ortadan kaldırmak için gösterilen çabaları ve sürdürülebilir kalkınmaya ulaşmayı tehdit etmektedir. Bu bağlamda, iklim değişikliğine uyumun önemli ve acil bir küresel öncelik olduğunu vurguluyoruz. 191. Küresel sera gazı salımının azaltılmasını hızlandırmak amacıyla, iklim değişikliğinin küresel yapısı nedeniyle tüm ülkelerin mümkün olan en geniş çapta işbirliği yapmalarının ve etkin ve uygun uluslararası bir tepki verebilmek için katılımlarının gerektiğinin altını çiziyoruz. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nde, tarafların iklim sistemlerini hakkaniyet temelinde, ortak fakat farklılaşmış sorumluluk ve göreceli kapasiteleri doğrultusunda insanoğlunun şu anki ve gelecek nesillerin yararına korumaları gerektiğinin belirtildiğini hatırlatmak istiyoruz. Tarafların 2020 yılına kadar yıllık küresel sera gazı salımlarını azaltım vaatlerinin etkilerinin toplam ı ile ortalama küresel sıcaklık artışını 2°C altında veya sanayileşme öncesinin 1,5°C’nin üzerinde tutma ihtimali yüksek olan salım eğilimleri toplamı arasında büyük bir uçurum olduğunu ve bundan derin bir endişe duyduğumuzu vurguluyoruz. Gelişmekte olan ülkelerde uygun ulusal azaltım faaliyetlerini, uyum önlemlerini, teknoloji geliştirmeyi ve teknoloji transferini ve kapasitenin geliştirilmesini desteklemek üzere yenilikçi finans kaynakları dâhil kamu veya özel, ikili veya çok taraflı çeşitli fonların harekete geçirilmesinin öneminin farkında olduğumuzu belirtiyoruz. Bu bağlamda, Yeşil İklim Fonu’nun kurulmasını memnuniyetle karşılamakla birlikte, erken dönemde ve uygun bir uyum sürecinin sağlanması için acilen işlevsellik kazandırılması çağrısında bulunuyoruz. 192. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesinin taraflarını ve Kyoto Protokolünün taraflarını, bu anlaşmalarda kabul edilmiş diğer kararlarla birlikte verilmiş taahhütlerin eksiksiz bir şekilde yerine getirmeleri konusunda teşvik ediyoruz. Bu bağlamda, on yedinci Sözleşmenin Tarafları Konferansı ve 28 We are deeply concerned that all countries, particularly developing countries, are vulnerable to the adverse impacts of climate change, and are already experiencing increased impacts, including persistent drought and extreme weather events, sea-level rise, coastal erosion and ocean acidification, further threatening food security and efforts to eradicate poverty and achieve sustainable development. In this regard we emphasize that adaptation to climate change represents an immediate and urgent global priority. 191. We underscore that the global nature of climate change calls for the widest possible cooperation by all countries and their participation in an effective and appropriate international response, with a view to accelerating the reduction of global greenhouse gas emissions. We recall that the United Nations Framework Convention on Climate Change provides that parties should protect the climate system for the benefit of present and future generations of humankind on the basis of equity and in accordance with their common but differentiated responsibilities and respective capabilities. We note with grave concern the significant gap between the aggregate effect of mitigation pledges by parties in terms of global annual emissions of greenhouse gases by 2020 and aggregate emission pathways consistent with having a likely chance of holding the increase in global average temperature below 2° C, or 1.5° C above pre-industrial levels. We recognize the importance of mobilizing funding from a variety of sources, public and private, bilateral and multilateral, including innovative sources of finance, to support nationally appropriate mitigation actions, adaptation measures, technology development and transfer and capacity-building in developing countries. In this regard, we welcome the launching of the Green Climate Fund and call for its prompt operationalization so as to have an early and adequate replenishment process. 192. We urge parties to the United Nations Framework Convention on Climate Change and parties to the Kyoto Protocol to fully implement their commitments, as well as decisions adopted under those agreements. In this regard, we will build upon the progress achieved, including at the seventeenth session of the The Future We Want • İstediğimiz Gelecek • 58 Kasım - 9 Aralık 2011 tarihleri arasında Güney Afrika’nın Durban kentinde gerçekleştirilen Kyoto Protokolü Tarafları Buluşması olarak işlev görmüş olan yedinci Taraflar Konferansı’nda ulaşılan ilerlemeleri geliştireceğiz. Ormanlar 193. Ormanların insanlara olan sosyal, ekonomik ve çevresel faydalarının; sürdürülebilir orman yönetiminin konferansın konularına ve amacına olan katkılarının altını çiziyoruz. Sürdürülebilir orman yönetimine ön ayak olan, sektörler arası ve kurumlar arası politikaları destekliyoruz. Ormanların sağladığı geniş çaplı ürün ve hizmetlerin, en çok öne çıkan sürdürülebilir kalkınma sorunlarının pek çoğunun çözümüne yönelik fırsatlar sunduğunu yeniden tasdik ediyoruz. Ormanların sürdürülebilir yönetimi, ağaçlandırma, ıslah ve yenileme çalışmalarının başarılmasına yönelik çabaların artırılmasına çağrıda bulunarak, yasal yollardan üretilmi ş orman ürünlerinin ticaretini teşvik etmek de dâhil olmak üzere ormansızlaşma ve orman bozulmasını etkin bir şekilde yavaşlatan, durduran ve tersine çeviren tüm çabaları destekliyoruz. Gelişmekte olan ülkelerdeki ormansızlaşma ve ormanların tahrip edilmesinden kaynaklanan emisyonların ve orman tahribatının azaltılması gibi hâlihazırda uygulanan bu gibi girişimlerin önemine ve gelişmekte olan ülkelerdeki ormanların muhafazasının, ormanların sürdürülebilir yönetiminin ve orman karbon stoklarının geliştirilmesinin rolüne işaret ediyoruz. Tüm orman tipleri için bağlayıcı olmayan araçlar ile uyumlu olarak sürdürülebilir orman yönetimini başarmak üzere orman yönetişim çerçevelerinin ve uygulama araçlarının güçlendirilmesi çabalarının artırılmasına çağrıda bulunuyoruz. Bu amaçla insanların ve toplulukların geçim kaynaklarını geliştirmek üzere; finans, ticaret, çevreye duyarlı teknolojilerin transferi, kapasite oluşturma ve yönetişim alanlarında işbirliği düzenlemelerinin güçlendirilmesi ile ulusal yasalar ve önceliklerle uygun olarak başta karar-alma ve faydaların paylaşılması olmak üzere mülkiyet hakkı güvencesinin teşvik edilmesi yoluyla ormanların sürdürülebilir bir şekilde yönetilebilmeleri için ihtiyaç duyacakları koşulları sağlamayı taahhüt ediyoruz. 194. Tüm orman tipleri için bağlayıcı olmayan belge ve Uluslararası Orman Yılı’nın başlatılması münasebetiyle Birleşmiş Milletler Conference of the Parties to the Convention and the seventh session of the Conference of the Parties serving as the Meeting of the Parties to the Kyoto Protocol, held in Durban, South Africa, from 28 November to 9 December 2011. Forests 193. We highlight the social, economic and environmental benefits of forests to people and the contributions of sustainable forest management to the themes and objective of the Conference. We support cross- sectoral and cross-institutional policies promoting sustainable forest management. We reaffirm that the wide range of products and services that forests provide creates opportunities to address many of the most pressing sustainable development challenges. We call for enhanced efforts to achieve the sustainable management of forests, reforestation, restoration and afforestation, and we support all efforts that effectively slow, halt and reverse deforestation and forest degradation, including, inter alia, promoting trade in legally harvested forest products. We note the importance of such ongoing initiatives as reducing emissions from deforestation and forest degradation in developing countries, and the role of conservation, sustainable management of forests and enhancement of forest carbon stocks in developing countries. We call for increased efforts to strengthen forest governance frameworks and means of implementation, in accordance with the non-legally binding instrument on all types of forests, in order to achieve sustainable forest management. To this end, we commit to improving the livelihoods of people and communities by creating the conditions needed for them to sustainably manage forests, including through strengthening cooperation arrangements in the areas of finance, trade, transfer of environmentally sound technologies, capacity-building and governance, as well as by promoting secure land tenure, particularly decision-making and benefit-sharing, in accordance with national legislation and priorities. 194. We call for urgent implementation of the non-legally binding instrument on all types of forests and the Ministerial Declaration of the • • • • • • • • • 59 Ormancılık Forumu’nun üst düzeyli dokuzuncu oturumunda çıkan “Bakanlar Deklarasyonu”nun acilen uygulanması için çağrıda bulunuyoruz. 195. Birleşmiş Milletler Ormancılık Forumu’nun (UNFF) evrensel üyelik ve kapsamlı yetkileri sayesinde, ormancılıkla ilgili konuların bütüncül ve bütünleşik bir şekilde çözümünde oynamakta olduğu yaşamsal rolü ile sürdürülebilir orman yönetimini başarmak amacıyla uluslararası politikanın eşgüdümü ve işbirliğini teşvik etmesini onaylıyoruz. Ormancılık İşbirliği Ortaklığını, Forum’a verdiği desteği sürdürmeye ve paydaşlarını Forum’un çalışmalarına etkin olarak katılmalarını teşvik etmeye davet ediyoruz. 196. Sürdürülebilir orman yönetimi amaçlarının ve uygulamalarının, ana iktisadi politikalara ve karar alma süreçlerine bütünleştirilmesinin önemini vurguluyor ve bu amaçla Ormancılık İşbirliği Ortaklığına üye kurumların yönetim kanallarıyla tüm orman tiplerinin sürdürülebilir yönetimini stratejilerine ve programlarına mümkün olduğunca bütünleştirmeleri için birlikte çalışmayı taahhüt ediyoruz. Biyolojik çeşitlilik 197. Biyolojik çeşitliliğin ekolojik, genetik, sosyal, ekonomik, bilimsel, eğitsel, kültürel, rekreasyonel ve estetik değerleri kadar biyolojik çeşitliliğin kendine özgü değerini ve sürdürülebilir kalkınma ile insan refahı için önemli yapıtaşları olan ve temel hizmetleri sunan ekosistemleri muhafaza etmesindeki kritik rolünü yeniden vurguluyoruz. Küresel biyolojik çeşitlilik kaybının ciddiyetini ve ekosistemlerin bozulduğunu kabul ediyor ve bunların küresel kalkınmanın önünde engel oluşturarak şimdiki ve gelecek nesillerin gıda güvenliği ve beslenmesi, su temini ve erişebilirliğini ve kırsal kesimdeki yoksul halkın ve aynı zamanda dünyadaki insanların sağlığını etkilediğinin önemini vurgulamak istiyoruz. Bu durum, biyolojik çeşitliliğin korunmasının, yaşam alanları arasındaki bağlantılar ın iyileştirilmesinin ve ekosistem dayanıklılığının sağlanmasının önemini vurgulamaktadır. Yerli halkların ve yerel toplulukların geleneksel bilgi, buluş ve uygulamalarının, biyolojik çeşitliliğin korunmasına ve sürdürülebilir kullanımına önemli katkılar yaptığını ve bunların geniş çapta uygulanmasının sosyal refahı ve sürdürülebilir geçim kaynaklarını high-level segment of the ninth session of the United Nations Forum on Forests on the occasion of the launch of the International Year of Forests. 195. We recognize that the United Nations Forum on Forests, with its universal membership and comprehensive mandate, plays a vital role in addressing forestrelated issues in a holistic and integrated manner and promoting international policy coordination and cooperation to achieve sustainable forest management. We invite the Collaborative Partnership on Forests to continue its support to the Forum and encourage stakeholders to remain actively engaged in the work of the Forum. 196. We stress the importance of integrating sustainable forest management objectives and practices into the mainstream of economic policy and decisionmaking, and to that end we commit to working through the governing bodies of member organizations of the Collaborative Partnership on Forests to integrate, as appropriate, the sustainable management of all types of forests into their strategies and programmes. Biodiversity 197. We reaffirm the intrinsic value of biological diversity, as well as the ecological, genetic, social, economic, scientific, educational, cultural, recreational and aesthetic values of biological diversity and its critical role in maintaining ecosystems that provide essential services, which are critical foundations for sustainable development and human well-being. We recognize the severity of the global loss of biodiversity and the degradation of ecosystems and emphasize that these undermine global development, affecting food security and nutrition, the provision of and access to water and the health of the rural poor and of people worldwide, including present and future generations. This highlights the importance of the conservation of biodiversity, enhancing habitat connectivity and building ecosystem resilience. We recognize that the traditional knowledge, innovations and practices of indigenous peoples and local communities make an important contribution to the conservation and sustainable use of biodiversity, and their wider application can support social The Future We Want • İstediğimiz Gelecek • 60 destekleyebileceğini kabul ediyoruz. Dahası, yerli halkların ve yerel toplulukların biyolojik çeşitlilik ve ekosistemlere doğrudan bağımlı olduğunu, bu yüzden bunların kaybı veya azalmasından sıklıkla doğrudan onların etkilenmekte olduğunu kabul ediyoruz. 198. Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi’nin (CBD) üç hedefine ulaşmadaki taahhüdümüzü yineliyor ve biyolojik çeşitlilik kaybını etkin bir şekilde azaltan, durduran ve tersine çeviren acil eylemler için çağrıda bulunuyoruz. Bu kapsamda, 2011-2020 arasını kapsayan Biyolojik Çeşitlilik Stratejik Plan’ının
uygulanmasının ve Sözleşme’nin onuncu Taraflar Toplantısında kabul edilen Aichi Biyolojik Çeşitlilik Hedeflerine ulaşmanın önemini vurguluyoruz. 199. Genetik Kaynaklara Erişim ve Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi’nin Uygulanması Kapsamında Ortaya Çıkan Faydaların Adil ve Hakkaniyetli Paylaşımı Protokolü’nün (Nagoya Protokolü) kabulünü işaret ediyor ve Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesini imzalayan tarafları, ilk olası fırsatta uygulamaya geçirebilmesini sağlamak açısından Protokolü onaylamaya ya da uymaya davet ediyoruz. Genetik kaynakların kullanımından doğan faydalara erişebilirlik ve faydanın paylaşımının, biyolojik çeşitliliğin korunması ve sürdürülebilir kullanımında, yoksulluğun ortadan kaldırılmasında ve çevresel sürdürülebilirlikte oynadığı rolü vurguluyoruz. 200. Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi’nin üç hedefine ulaşmaya katkısı olan, Sözleşme’nin onuncu Taraflar Toplantısı’nda alınan kararlar doğrultusunda, biyolojik çeşitliliğe destek verecek tüm kaynakların artırılması taahhüdünü de içeren, kaynakların harekete geçirilmesi stratejisini memnuniyetle karşılıyoruz. 201. Temel hizmetleri sunan ekosistemler dâhil, biyolojik çeşitliliği ve onun öğelerinin korunması ve sürdürülebilir kullanımının sosyo-ekonomik etkileri ve faydalarının, ulusal mevzuat, koşullara uygun olarak her düzeydeki program ve politikalarda göz önüne alınması fikrini destekliyoruz. Uygun teşvikler ve politikalar yoluyla, Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi ve diğer ilgili uluslararası yükümlülüklerle tutarlı ve uyumlu olacak şekilde, biyolojik çeşitliliğin korunması ve sürdürülebilir kullanımını destekleyen ve bozulan ekosistemlerin ıslahını well-being and sustainable livelihoods. We further recognize that indigenous peoples and local communities are often the most directly dependent on biodiversity and ecosystems and thus are often the most immediately affected by their loss and degradation. 198. We reiterate our commitment to the achievement of the three objectives of the Convention on Biological Diversity and call for urgent actions that effectively reduce the rate of, halt and reverse the loss of biodiversity. In this context, we affirm the importance of implementing the Strategic Plan for Biodiversity 2011-2020 and achieving the Aichi Biodiversity Targets adopted by the Conference of the Parties to the Convention at its tenth meeting. 199. We note the adoption of the Nagoya Protocol on Access to Genetic Resources and the Fair and Equitable Sharing of Benefits Arising from Their Utilization to the Convention on Biological Diversity, and we invite parties to the Convention on Biological Diversity to ratify or accede to the Protocol, so as to ensure its entry into force at the earliest possible opportunity. We acknowledge the role of access and benefit-sharing arising from the utilization of genetic resources in contributing to the conservation and sustainable use of biological diversity, poverty eradication and environmental sustainability. 200. We welcome the strategy for resource mobilization in support of the achievement of the three objectives of the Convention on Biological Diversity, including the commitment to substantially increasing resources from all sources in support of biodiversity, in accordance with decisions taken at the Conference of the Parties at its tenth meeting. 201. We support mainstreaming the consideration of the socioeconomic impacts and benefits of the conservation and sustainable use of biodiversity and its components, as well as ecosystems that provide essential services, into relevant programmes and policies at all levels, in accordance with national legislation, circumstances and priorities. We encourage investments, through appropriate incentives and policies, which support the conservation and sustainable use of biological diversity and restoration of degraded ecosystems, • • • • • • • • • 61